Paylaş

16 Temmuz 2014 Çarşamba

Blog ve benim hakkında

   Blog. Türkçesi günlük, mecmua gibi tam karşılığı olmayan ecnebi kelimesi. Günlük desen değil, istersem haftada bir yazarım kime ne lan. Mecmua desen Osmanlıca dergi demekmiş. Dergi de değil ki lan bu. Neyse Blog dedik konumuza dönelim.

   Efenim adım Arda. Soyadım yok. Arda Z. diyeyim gizem uyandırayım tanıyan zaten biliyor onlar söylemezse Behzat Ç. gibi yürür giderim diye düşündüm.Malum Rock and Roll deyimini çarpıtım açtığım RocknBike blogu Rock müzik ve motor tutkusu üzerine.

   Nedir efenim motor tutkusu? Kimisi zehir der ("zehiri almışsın", "aldım zehri" v.s.) kimisi sevda der kimi tutku der der oğlu der. Bizim tabirimiz "tutku" olacak. Böyle şehvetli, ateşli mıhmıhmıh. 2 teker de dediğimiz motosiklet tutkusu çok ayrı bir şeydir. Bir kere meşk ettin mi aşığını kıskandırır. O yüzden aşk ile meşki karıştırmayın hepsinin keyfi başkadır.

   Benim motor tutkumsa  lise çağlarında başladı. Babama "baba, ben motor ehliyeti alacam" deyince "sakın haaa evlatlıktan reddederim seni" demesiyle de örselendi efendim. Tabii vücut "zehri" alınca durur mu? Durmadı efenim. Kıbrıs denilen etrafı denizlerle çevrili kaçılası mümkün olmayan ada parçasına okumak gibi bir gaflet ve dalaletle gidince orada ilk scooter'ımı aldım. Öyle matah bir şey de değildi 50cc ufak ve eski bir Yamaha. Ama ne gezdim anlatamam. Tek kişilik dizayn edilen motora 2 kişi binip motorun fabrika ayarlarıyla oynayıncaya kadar iyiydi.

   Sonra geldim vatana askere gittim. Dönünce de Hyosung GV 250 model tek dişi kalmış canavara kavuştum. Bünye durmaz efenim ilk fırsatta GV 650 ve sonrasında 700-800 derken ileride daha büyük ve ağır cruiser/chopper tabir edilen sınıf motorlarla yollara çıkmaya devam edeceğim.

   Tarz önemli tabii. SS kullanan adam cruiser sevmeyebilir, ben de aynı şekilde SS, cross, enduro diye tabir ettiğimiz türleri sevmem. Tarzın tabii ki yetişme kültürüyle olan sosyolojik ilişkisini ben size bilimsel olarak açıklamayacağım. O kadar yetkin değilim o konuda. Ama gözle görülür bir durumdur ki dinlediğin müzik bindiğin motoru belirler aga. Bu böyledir. Judas Priest konserlere çıkarken düşünsene racing motorla gelsin sahneye de motoru bağırtsın. Ne çirkin şey lan hayali bile pismiş.

   Müzik dedik. Müzik Rock'tır efenim. Türü farketmez (Industrial, hardcore v.s. gibi saçmalıklar hariç). Classic rock olsun, heavy olsun, NWBHM olsun - Iron Maiden dinlemeyen adam değildir lan- candır hepsi. Şimdi hasktr falan diyeceksiniz ama bu bünye 6 aylıktan beri rock/metal dinler. Ben mesela ınga demezmişim hellyeaa dermişim ağlarken. Arada bir değişik şeyler dinlemiş olsam da Rock&Metal her zaman baştacımdır.

   Demem o ki Rock müzik ve iki teker bir tutkudur efenim. Bu ikisi olmadan yaşanmaz. Misal ırk, cinsiyet, dil, din, örf, anane v.s. olmadan yaşanır. Evet yaşanır lan hayvanlar alemi örneklerle dolu. Ortalığı silip atıyorlar hem de tam bir rockçı gibi yaşayan hayvanlar var mesela panter. Ama işte Rock olmadan, motora binip gazlamadan yaşanmıyor cemaat-i goygoy.

Son olarak şunu da açıklığa kavuşturalım. Bir konsepti yok blogun. İşte ne bileyim şöyle olacak böyle şeyler yazacağım, paylaşacağım demiyorum. Ama olay belli agalar. Rock ve motosiklet üzerine yazacağım. Motor tecrübem tabii ki fazla değil 2010 dan beri biniyorum motora ama kendim bindikçe yaşadığım, başımdan geçen, gezip gördüklerim ve deneyimlerimi paylaşacağım. Bu arada güzel bir Intercom'unuz varsa motora binip ne dinlenir, hangi şarkıyla uzun yolda gidilire de değineceğim.

Şimdilik kendinize iyi bakın agalar. Kaba etinize zeval gelmesin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder